CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI

Hafta sonunda siyasetin ‘Koca Reis’i Saadettin Bilgiç’i kaybettik.Sayın Bilgiç’e Allahtan rahmet,ailesine ve hizmet verdiği Türk Milletine baş sağlığı diliyorum.

Kendisi ile fazla bir yakınlığım olmamıştı. Bir defa Adalet Partisi’nden ayrılarak Demokratik Parti’yi kuranlar arasında yer alan, arkadaşım Konya milletvekili Özer Ölçmen’in bürosunda karşılaşmıştım.Uzunca bir dönem Türkiye siyasetinde aktif rol oynayan Saadettin Bilgiç’i gençlerin fazla tanığını tahmin etmiyorum. Bizim yaşımızda olanlar kendisinin zaman zaman Süleyman Demirel ile olan siyasi çekişmelerini hatırlarlar.

Isparta’nın siyasette devamlı temsilcilerini bulundurmuş bir ailesinden gelen Bilgiç’in amcası, Demokrat Parti milletvekili Sait Bilgiç olup Yassıada Mahkemesi’nde idamla yargılanmıştır.Bugün oğlu Süreyya Sait Bilgiç Ak Parti Isparta milletvekilidir.

1960 İhtilalinden sonra kurulan Adalet Partisi’nin kurucuları arasında yer alan ‘Koca Reis’, parti başkanı Ragıp Gümüşpala’nın 6 Haziran 1964 tarihinde vefatı üzerine Geçici Genel Başkan görevini üstlenmiş ve 27-29 Kasım 1964 tarihinde yapılan Büyük Kongre’de Süleyman Demirel karşısında Genel Başkanlık seçimini kaybetmiştir.1970 yılında Adalet Partisi’nden ihraç edilen Saadettin Bilgiç, Başkanlığını Ferruh Bozbeyli’nin yaptığı Demokratik Parti kurucuları arasında yer aldı.1973 seçimlerinde Demokrat Parti’den İstanbul Milletvekili seçildi.1975 yılında Adalet Partisi’ne geri döndü.Ulaştırma ve Milli Savunma Bakanlığı görevlerini de üstlenen Bilgiç,12 Eylül 1980 ‘e kadar AP Genel Başkan Yardımcılığı yaptı.

10 yıl yasaklı olduğu için bir müddet siyasetten uzak kalan Bilgiç,bu hakkın referandum sonunda geri verilmesi ile 1988 yılında Doğruyol Partisi Genel Kongresinde Genel İdare Kurulu’na seçildi.1992 yılında AP Büyük Kongresinde Adalet Partisi’nin yeniden açılmaması üzerine fiili politika hayatına son verdi. Bu Kongrede Süleyman Demirel’in istediği şekilde AP, Doğruyol içinde eritildi.

*     *     *

Benim bu yazımı yazmamın ana nedeni Saadettin Bilgiç’in Cumhurbaşkanı seçilmek için aday olduğunda yaşadıkları konusunda son günlerde televizyon ve gazetelerde yer alan haberleri sizlerle paylaşmak istememdir.

CHP’nin tanınan, etkili ve oldukça uzun bir siyasi hayatı olan eski yöneticilerinden Ali Topuz’un, 1980 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili hususları da ihtiva eden Doğan Kitap yayınları arasında yer alan ”DÜZENİ DEĞİŞTİRMEK” başlıklı kitabında anlattıkları çok önemlidir.

Şöyle ki;

”Demirel ve Ecevit, mikrofonların önünde sert ifadelerle birbirini eleştiriyor ve suçluyor,sonra da bir araya gelerek sözde uzlaşmaya gayret ettikleri izlenimini vermeye çalışıyorlardı…Demirel ve Ecevit bu adaylara kamu önünde açıktan karşı koymadılar, ama seçilmemeleri için gereken önlemi aldılar ve seçilmemelerini sağladılar.”

Bu konuyu, ”Çatışmacı Kültür” başlıklı yazısında Taha Akyol aşağıdaki şekilde değerlendiriyor:

”12 Eylül öncesi Meclis’te cumhurbaşkanı seçimi için günlerce oylama yapılıyor,kimse seçilemiyor. Ülkede kan gövdeyi götürürken devlet başsızdır yani! Soldan CHP’li aday Muhsin Batur,sağdan Adalat Partili aday Saadettin Bilgiç çok yüksek oy alıyorlar fakat gereken sayıyı bulamıyorlar.”

*     *     *

Taha Akyol’un belirttiği gibi;

”İKİ LİDERİN UZLAŞMAZLIĞININ NELERE MAL OLDUĞUNU ANLATMAYA GEREK VAR MI?”

İstanbul,24 Nisan 2012