EN BÜYÜK TENOR ve ÇORUM’DAKİ PİYANO!

Klasik müziğin coşkulu sesi olarak anılan Pavarotti,İtalyan lirik repartuvarının gerçek yorumcusu olmasını sağlayan ince sesi ve karizmatik sahne performansıyla şöhret basamaklarını çıktı. Ünlü tenor Domingo ve Carreas ile düzenlediği ”Üç Tenor” konserleriyle,birçok şarkıcıyla ortak söylediği düetleriyle ve hayır konserleriyle dünyada kendisine hayran bir kitle oluşturdu.

Güçlü sesi ile yüz binlerce kişiyi etkileyen, yalnızca kapalı salonlarda değil, açık hava konserlerinde de sesiyle dinleyicilerini büyüleyen,operayı”pop” gibi yaygın hale getiren Pavarotti, geçirdiği hastalığı atlatamadı. 2006 yılı Ağustos ayında pankreas kanseri nedeniyle bir ameliyat geçiren ve kemoterapi gören Pavarotti, o dönemde bir çok konserini iptal etmek zorunda kalmış ve hayranlarını üzmüştü.Kuşağının en en büyük tenoru olarak gösterilen İtalyan opera sanatçısı Luciano Pavarotti, bu hafta içinde 71 yaşında hayatını kaybetti.

Pavarotti, özellikle Puccini’nin “Turandot” operasının sonundaki “Nessun Dorma” aryasını “muhteşem” olarak değerlendirilen yorumlamasıyla bilinirdi. Son olarak 10 Şubat 2006’da Torino’da yapılan Kış Olimpiyatları’nın açılışında Nessun Dorma’yı seslendiren Pavarotti, son kez halkın karşısına çıktı. Pavarotti’nin son verdiği konser, bundan bir yıl önce Tayvan’daydı.

*      *      *

Pavorotti’nin ölümü ile haberleri internetten okurken rastladığım çok düşündürücü iki yorumu aşağıda sizlerin değerlendirmesine sunuyorum;

”demek ki uzun süredir bağırması ağrılarındanmış”

”allah rahmet eylesin bağıra bağıra gitti zavallı”

*      *      *

Sizlerin bu yorumlar hakkında ne değerlendirme yaptığınızı bilemiyorum.Benim yorumuma gelince bu yorumu yapanların eğer kendileri bağnaz değillerse, sanatla, müzikle,opera ile hiçbir ilgilerinin olmadığıdır.Bu kişilerin böyle düşünmelerinde, kendilerinin aile ortamında, eğitimlerinde ve toplumsal faaliyetlerinde yukarıda belirttiğim güzel sanatlar dalları ile hiç uğraşmamalarının etken olduğu görüşündeyim. Aksi olsa idi, böyle üzücü bir yorum yapmazlardı.

*      *      *

Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine getirmeyi hedef olarak belirlemiş büyük önder Atatürk’ün sanatla ilgili dile getirdiği iki veciz açıklamayı isterseniz bir defa daha birlikte okuyalım:

”Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir!

”Bir millet sanata önem vermedikce büyük bir felakete mahkumdur!

*      *      *

Ülkemizin ve şehrimizin kalkınması için sanata önem vermeliyiz. Şehrimizde Güzel Sanatlar Lisesi’nin açılması bu yönde atılmış çok önemli bir adım olmuştur.Onursal Başkanı olduğum ÇEKVA da bu konuya önem verdiği için yıllardan beri Çorum’da Güzel Sanatlar fakültelerine ve Güzel Sanatlar liselerine giriş kursları açmaktadır.

Güzel Sanatlar Lisesi dışındaki okullarda sanata (müziğe) yeterince önem verilip verilmediğini bilemiyorum!

Ayrıca verilen eğitimle gençlerin operada icra edilen muziği bağırmak olarak değil sanat sunumu olarak anlamaları için hangi katkılar sağlandığını merak ediyorum.

*      *      *

Gelelim Çorum’daki PİYANO’ya !

Yıllarca önce ”Hitit Festivali” için davet edilen sanatçıların gerekli görmeleri üzerine Valilikçe bir piyano satın alınmıştı…

İsimlerini tek tek sayamayacağım çok sayıda sanatçı konserlerinde bu müzik aletini kullanmıştı…

Son zamanlarda bu alet ne kadar kullanılıyor bilemiyorum! Devamlı takip ettiğim Çorum Haber gazetesinde bu aletin Klasik Batı Müziği ile ilgili bir faaliyette kullanıldığına dair habere pek rastlamadım.Bilmiyorum gözümden kaçtı mı?

*      *      *

Yazıma önemli gördüğüm bazı önerilerle son vermeyi istiyorum:

* Hitit Üniversitemiz sanata önem verdiğini bir Güzel Sanatlar Fakültesi kurulmasına gayret ederek göstermelidir.

*Bu gerçekleşene kadar bünyesinde bir konservatuar kurmalıdır.

*Çorum Güzel Sanatlar Lisesi tarafından kendi okullarında ve Şehir Tiyatro salonlarında bilhassa gençlere açık konserlerler verilmelidir.

*Klasik Batı Müziği topluluklarının Çorumda konser vermesi sağlanmalıdır.

İstanbul,9 Eylül 2007